Ana Sayfa
Gündem
Sağlık
Yaşam
Vefat
Politika
Ekonomi
Polis & Adliye
Eğitim
Spor
Kültür & Sanat
Sektör
Ana Sayfa Burçlar Sizden Gelenler Sinema Kayısı Borsası Nöbetçi Eczaneler
"Bebeklerimizi Sevme Alışkanlığını Değiştirmeliyiz"
31 Mayıs 2010 Pazartesi 12:58
Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Yakıncı, "Bebeklerimizi sevme, onları oyalama ve eğlendirme alışkanlıklarımızı değiştirip, bebeklerimizi yukarı atma, sallama gibi alışkanlıklardan vazgeçmeliyiz. Diğer taraftan bebeğin sürekli ağladığı kriz dönemlerinde bebeği sakinleştirmek için sağlıklı yöntemleri öğrenmeliyiz" dedi.
Prof. Dr. Cengiz Yakıncı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 26-28 Mayıs 2010 tarihlerinde yapılan 2. Çocuk İstismarı ve İhmalini Önleme Kongresi'ni değerlendirdi. Prof. Dr. Yakıncı, "Kongreye ABD Iowa Üniversitesinde bu konuda çalışan Prof. Dr. Resmiye Oral başta olmak üzere çok sayıda yurtdışı ve yurtiçinden bilim insanları katıldı. Hekim, sosyal hizmet uzmanı, hemşire, hâkim, savcı, çocuk gelişim uzmanı, psikolog, sosyolog, çocuk polisi gibi değişik meslek elemanları kongre katılımcıları arasında idi.


Bu kongrenin ana teması çocuk sömürüsünün bir alt şekli olan sarsmaya bağlı kafa travması idi. Özellikle bir yaşın altındaki çocukların kafaları vücutlarına göre daha büyüktür, beyinleri tam gelişmemiştir, boyun kasları zayıftır. İşte bu nedenlerle bir yaşın altındaki bebekleri sarsmak, on dereceden fazla açıyla sallamak, 'hoppala' ile zıplatmak, yukarı atmak bebeklerin beyinlerine ciddi olarak zarar vermektedir. Bebek ağladığında öfkeye kapılıp onun sesini kesmek için sarstığımızda ölümüne veya beyinde kalıcı hasara yol açabiliriz" ifadelerini kullandı.


"Artık bebeklerimizi sevme, onları oyalama ve eğlendirme alışkanlıklarımızı değiştirip; bebeklerimizi yukarı atma, sallama gibi alışkanlıklardan vazgeçmeliyiz. Diğer taraftan bebeğin sürekli ağladığı kriz dönemlerinde bebeği sakinleştirmek için sağlıklı yöntemleri öğrenmeliyiz" diyen Profesör Yakıncı, "Çocuk istismarı başka bir deyişle çocuk sömürüsü; fiziksel, cinsel ve duygusal olmak üzere üç tiptir. Hatırlayacağınız gibi birkaç yıl önce Malatya çocuk yuvasında fiziksel sömürü meydana gelmişti. Geçen ay ise Siirt'te ciddi boyutlu cinsel sömürü vakaları gazetelerde haber oldu. Yapılan bilimsel çalışmalar çocuk sömürüsünün yaygın bir halk sağlığı sorunu olduğunu göstermektedir" dedi.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Yazdır Yorum Ekle Tavsiye Et

Ana Sayfa - Künye - Reklam - Sitene Ekle - İletişim
Copyright © 2007-2009 Tüm hakları saklıdır. Designed by MS Ajans