Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Birgül Cumurcu, "Her insan tarafından zaman zaman yaşanan bir duygudur. Yaşadığımız olaylar, içinde bulunduğumuz ortam, düşüncelerimiz, kişiliğimiz, olayları algılayışımız kaygının oluşmasında etkili olan en önemli faktörlerdir.
Tabi ki, hayatınızın en önemli sınavına girerken kaygılanmamanız mümkün değildir.
Ancak aşırı kaygı sınav anında bilgilerinizi tam olarak kullanamamaya neden olabilir. Sınav kaygısı genellikle 'ya başaramazsam?, ben ne olacağım?, çevremdekilere ne diyeceğim?' gibi düşüncelerden oluşur ve sonuçta sınav kazanılamayacak zor bir görünüme kavuşur. Oysa üniversite sınavı sadece bir sınavdır. Bize fiziksel olarak bir zarar verir mi? Öyleyse onu korkunç hale, kaygı duyulacak hale getiren bizleriz.
Bizim o sınava bakış açımız. Yani öğrencinin sınavdan korkması değil, 'Sınavda başarısız olma korkusu' kaygıyı doğurur" ifadelerini kullandı.
Cumurcu, sınav kaygısı yaşayan çocuğa nasıl yardımcı olunacağına ilişkin şu önerilerde bulundu:
"Anne, baba ve çocukların yasadığı kaygının en önemli sebebi belirsizliktir. Çocuğun sınav sonucunun nasıl olacağı, dolayısıyla geleceğin bu durumdan nasıl etkileneceği, yaşanacakların net olmayışı kaygı yaşanmasına neden olmaktadır. Ailenin çocuğa ve sınava ilişkin olumsuz düşünceleri de çocuğun kaygı düzeyinde etkili olacaktır. Ailenin çocuğuna güvenmemesi, sınavın çok zor olduğu ve çocuğun bu sınavı kazanamayacağı gibi olumsuz düşünceleri kaygıyı arttıracaktır. Anne baba olarak olumsuz düşüncelerinizi olumluya çevirmelisiniz.
Sınava hazırlanan ve kaygı yaşayan çocuğunuza daha fazla ilgi göstermeye başlayın. Yaşadığı kaygıları onunla paylaşın. Kaygılarını yok saymamaya çalışın, ama evde olağanüstü durum varmış gibi de davranmayın. Sınav sonuçlarının ilişkinizi etkileyeceği ve çocuğunuzun değerini önemini değiştirmeyeceği duygusunu hissettirmeye çalışın. Ona olan sevginizin belli koşullara bağlı olmadığını, her durum ve koşulda sevip destekleyeceğinizi davranışlarınızla ve sözlerinizle belli etmelisiniz.
Çocuğunuzun olumlu davranışlarını takdir etmeli, uygun olan her ortamda başarılarını övmelisiniz. Olumsuz davranışlarını ise yapıcı olarak eleştirdiğinizde çocuğunuzun davranışları olumlu etkilenecektir.
Anne babasının kendisine güvendiğini ve onu takdir ettiğini gören çocuğun kendine olan saygısı ve güveni de artacaktır. Sınav döneminde sakin-huzurlu aile ortamına sahip çocuklar; verimli, sakin ve basarıyla sonuçlanan bir sınav dönemi geçireceklerdir. Çocuğunuzun başarısını değerlendirirken büyük oranda payınız olduğunu unutmamalısınız."