Kaldık, Türkiye'de 1 Mayıs'ın 100. yılını kutladıklarını ifade ederek, "Bundan bir asır önce Üsküp ve Selanik'te kadın ve erkek emekçilerin başlattığı geleneğe sadık kalarak bu yıl da emekçiler 1 Mayıs'ta ülkeyi bir şenlik yerine, özgürlüğün ve kardeşliğin egemen olduğu bir bayram yerine çevirme arzusundadır.
1 Mayıs emekçiler için bir yılın muhasebesinin ortaya konduğu, emekçilerin toplumsal, siyasal taleplerinin billurlaşarak yüksek sesle dile getirildiği, birliğin, dayanışmanın ve mücadele arzusunun paylaşıldığı en önemli gösteridir. Bir ülkede 1 Mayıs'ın kutlanış biçimine bakarak o ülkenin demokrasisi hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Bir ülkede 1 Mayıs gösterisinde ortaya çıkan sloganlara bakarak o ülke emekçilerinin gündemini anlayabiliriz. 2009 Yılı 1 Mayısı'nda gündemimiz krizdir, yoksulluktur, demokrasi ve barış özlemidir.
Bu gündeme ilişkin görüşlerimizi, yaklaşımlarımızı ve taleplerimizi 1 Mayıs'ta dile getireceğiz. Emekçileri kriz karşısında kendi kaderine terk eden siyasi iktidarı 1
Mayıs'ta dile getireceğiz. Krize karşı önlem paketi adı altında birbiri ardına açıklanan ve sermaye kesiminin kriz karşısında kollanmasından başka bir anlamı olmayan paketlere karşı açıklayacağımız Emek Paketi taleplerini 1 Mayıs'ta dile getireceğiz" diye konuştu.
Kaldık, Taksim konusunda 30 Yıldır emekçilerin herhangi bir gerilime meydan vermediğini ileri sürerek, "Türkiye'de İstanbul'da Taksim meydanı 1 Mayıs'la özdeşlemiş, halkın vicdanında 1 Mayıs meydanı olmuştur. Taksim meydanını emekçilere kapatmanın emekçi düşmanlığı dışında hiçbir makul gerekçesi yoktur. Siyasi iktidar, emekçilerin 1 Mayıs tatili hakkını iade etsiyse, yılbaşlarında, polis günlerinde, milli takım kutlamalarında halka açtığı Taksim meydanını emekçilere de açmalıdır" diye konuştu.