Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un açıklamalarına Meclis'te iktidar ve muhalefetten farklı tepkiler geldi. AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, "Bence olması gereken buydu. Her geçen gün Türkiye Cumhuriyeti ordusunun demokratik yapıya kavuşması, demokratik açılımlarda bulunması Türkiye için bir kazanımdır" dedi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un dün Harp Akademileri Komutanlığı'nda yaptığı konuşmada terör örgütü PKK'nın dağ kadrosunun ayrılması için yasal düzenlemelerde değişiklik yapılabileceğini dile getirmesi ve 'Türkiye halkı' ifadesini kullanması Meclis'te de yankı buldu. Gazetecilerin sorusu üzerine Orgeneral Başbuğ'un açıklamalarını değerlendiren DTP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, bunların sadece söylemde kalmamasını umduğunu belirterek, devletin resmi politikalarının özünde de
demokratikleşme yönünde değişme çabalarının olması gerektiğini ifade etti. Bu tür çabaları destekleyeceklerini kaydeden Özçelik, "İnsanların dağdan inmesi gerekli. Bunun altyapısının hazırlanması lazım. Bunun altyapısı Türkiye'nin eksiksiz bir demokrasiye kavuşmasıdır. En azından onun işaretlerinin verilmesidir. Umarım bu yol da açılır ve artık çatışmasız bir dönem başlar. Artık kan ve gözyaşından kurtuluruz. Bizim temel arzumuz demokratik ve sivil bir Anayasa'dır. Anayasa'nın demokratik, sivil bir anlayışla yeniden hazırlanması gerekir" diye konuştu.
AK Parti Sivas Milletvekili Selami Uzun, Orgeneral Başbuğ'un konuşmasının olumlu ve olumsuz yanları olduğunu söyledi. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde Genelkurmay Başkanı'nın böyle bir açıklama yapmayacağına işaret eden Uzun, buna karşın konuşmada sivillerin düşüncelerini destekleyen bir takım açılımlar olduğunu belirtti. Uzun, "Bu da olumlu yanı. Yeni kavramlar telaffuz etti. Türkiye halkı ifadesini olumlu buldum" dedi.
AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz ise Türkiye Cumhuriyeti devletinin ordusunun da demokratikleşmesini görmekten mutluluk duyduğunu vurguladı. Öz şunları kaydetti:
"Bence olması gereken buydu. Her geçen gün Türkiye Cumhuriyeti ordusunun demokratik yapıya kavuşması, demokratik açılımlarda bulunması Türkiye için bir kazanımdır. Başbakanımız 3 yıl önce 'Türkiye halkı' ifadesini söylediğinde büyük tepki almıştı. Ama aynı şeyi Genelkurmay Başkanı'nın söylemesi ile bunun Türkiye'nin menfaatleri açısından ne kadar doğru bir görüş olduğu herhalde belli kesimler tarafından anlaşılmıştır. Ben Türkiye'de 25 yıldır kanayan bir yara olan Güneydoğu konusunun çözüme doğru gitmesi gerektiğinin devletin tüm kurumları tarafından algılanmasını olumlu buluyorum."
AK Parti Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ise 'Türkiye halkı' kavramının Türkiye'de ilk defa gündeme getirilmiş bir düşünce olmadığını vurguladı. Bunun, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinde varolan bir düşünce olduğunu kaydeden Fatsa, "Yakın geçmişte Başbakan bu ifadeyi kullandı diye birçok çevre tarafından adeta siyasi linçe tabi tutuldu. Bu ilk defa kullanılan birşey değildi. Buna itiraz edenler sanki TSK bu kavramın kullanılmasına karşı çıkıyormuş gibi gerekçeler de ortaya koyuyordu. Genelkurmay Başkanı bir kere daha toplumun geniş kesimleri tarafından kabul gören bu ifadeyi TSK adına dile getirmiştir. Bunu bugüne kadar istismar eden kesimlerin elinden oyuncağını da almıştır" şeklinde konuştu. Fatsa, Genelkurmay Başkanı'nın yasal düzenleme yapılabileceğini söyleyerek, geniş kapsamlı bir affı kastedip kastetmediğini bilemeyeceklerini dile getirdi. "Sanki 'mevcut yasa dağdaki teröristlere silah bıraktırmak için yeterli gelmedi, bunun kapsamı genişletilebilir, bu bir fayda temin edebilir' şeklinde anlaşıldı.
Ben öyle anladım" diye konuşan Fatsa, sonuç itibariyle devletin güvenlik meselelerinin görüşüldüğü yerin MGK olduğunu, MGK'dan böyle bir karar çıkması halinde Parlamento'nun da bu kararı destekleyeceğini düşündüğünü ifade etti.
MHP Adana Milletvekili Kürşat Atılgan, bu konuşmanın, Genelkurmay Başkanı'nın Harp Akademileri'nde yaptığı yıllık bir değerlendirme olduğunu, aynı zamanda Harp Akademisi öğrencilerine birikimlerini aktarma konferansı olarak da değerlendirilebileceğini söyledi. Orgeneral Başbuğ'un bir takım hassasiyetleri, kendi görüşlerini dile getirdiğini belirten Atılgan, "Orada söylenen kanunların uygulamasıyla ilgili hükümetin yeni bir düzenleme yapabileceğidir. Açıklık getirmek için ne tür düzenlemeler istediğini yürütmenin başındaki Başbakan'la görüşmesi gerekir.
Yürütmeyle Genelkurmay Başkanı'nın görüşmesi sonucunda bir düzenleme yapılırsa muhalefet de bunun üzerindeki görüşlerini belirtir. Şu anda açıklığa kavuşması gereken bir cümle olarak görüyorum. Ama şu anda teröristin dağdan inmesi için mevcut pişmanlık yasası bir takım haklar vermektedir. Dağdan inmek isteyenlerin önünde bir engel yoktur" diye konuştu.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru ise Türkiye'de PKK'nın ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak bununla ilgili devletin bütün güçlerinin bir güç birliği içinde olması gerektiğini ifade etti. Doğru, şunları söyledi:
"30 bin civarında insanımızın ölümüne sebep olan terör örgütüne karşı gereken cevap verilmelidir. Bu, Türk milletinin ruhunda kanayan bir yaradır. Bunun çözülmesi gerekiyor. Genelkurmay Başkanı'yla, hükümetiyle çözüm için elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım. Biz affı kabul etmiyoruz. PKK terör örgütünün ortadan kaldırılması lazım. Affı doğru bulmuyorum. Milletimizin ruhunda, gönlünde kanayan bir yara vardır."
Doğru, Orgeneral Başbuğ'un 'Türkiye halkı' ifadesini ise, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınırlarında Türk milleti yaşıyor. Atatürk'ün söylediği 'Ne mutlu Türküm diyene' tabiri bence en güzel tabirdir" sözleriyle değerlendirdi.