Metin Emiroğlu Lisesi’nde okuyan başarılı öğrenciler, üzerlerindeki emanet ceketler ve sandaletli ayaklarla okula gidiyor. Ailelerinin durumu kötü olan bu öğrenciler, Malatya’nın zenginlerinden yardım bekliyor.
OKUL BİRİNCİSİ, FATURALARINI ÖDEYEMİYOR

İlköğretimde okul birincisi olan Metin Emiroğlu Lisesi 2. sınıf öğrencisi Serkan Işık, yaşadıkları maddi sıkıntıları şöyle anlatıyor: “Ortaokulda okul birincisiydim. Lisede okul ikincisiyim. Valilikten okul birincisi olduğum için hediye olarak saat ve altın almıştım. Yardımlarınıza muhtacız. Şu an beş kardeşiz. Ablam üniversitede, ben lisede, diğer iki kardeşim ortaokulda, birisi de ilkokulda okuyor. Onlara üst baş alacak paramız yok. Su ve elektrik faturalarımız birikmiş durumda. Onları ödeyemiyoruz. Faizler bindikçe biniyor. Evimiz neredeyse başımıza yıkılacak halde. Babam Arapgir’de inşaat işlerinde çalışıyor. Babamda guatr annemde ise astım hastalığı var. Bizlere bakacak güçleri yok. Kardeşim Sibel’in iki kulak zarı delik olduğu için ameliyat oldu. Babam zaten mevsimlik çalışıyor. Yazın çalışıyor, kışın da borç ediyoruz. Fondan veya belediyeden bir yardım varsa onlarla geçiniyoruz. Mahalledeki herkes kömür alıyor ama bizim puanımız düşürüldüğü için alamıyoruz. İş adamlarımızdan yardım bekliyoruz.”

Çocuklarının çok başarılı olduğunu, fakat okutmakta zorlandığını söyleyen Anne Yıldız Işık ise, “Eşim inşaat işçisi olduğu için sadece yazları çalışabiliyor. Kızım İnönü Üniversitesi Matematik Öğretmenliği’ni kazandı. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Geliş-gidiş yol parası bile bize sorun oluyor. Ben rahatsızım çalışamıyorum.
Eşim de rahatsız, o da zor çalışıyor. Çoğu günler yüzü gözü şişmiş bir halde eve geliyor. Borçlanmak zorunda kalıyoruz. Şimdi oruçta muhtar yardım getiriyor. Özellikle kışın çok zorlanıyoruz. Oğlumun üzerindeki ceketi, komşulardan aldım. Onu dikip giydirdim. Ayakkabıları ise para olmadığı için alamadım. Zenginlerimizden yardım bekliyoruz” dedi.
KAYGUSUZ: “OKUYUP, HAYATIMIZI KURTARMAK İSTİYORUZ”
Gelecekle ilgili iddialı konuşan ve maddi imkansızlıklar yaşayan Özlem Kaygusuz ise, şunları anlattı:
“Hayatımı kurtarmak istiyorum. Ailem gibi sürünmek istemiyorum. Evlendiğim zaman kocamın eline bakmamak istiyorum. Bir meslek sahibi olup, kendi hayatımı kendim istediğim şekilde yaşamak istiyorum. Arkadaşlarımı sürekli takip ediyorum. Onlar ne kadar çalışıyorlarsa ben onlardan daha fazla çalışıyorum. Onlar bir alıyorlarsa ben onlardan iki kat fazla almak istiyorum. Onları kıskanarak ben bu duruma geldim. Maddi durumumuz çok kötü. Babam ara işlerinde çalışıyor. Bazen yiyecek bir ekmek bile bulamıyoruz. Gün geliyor insan tüm sıkıntıları çekebiliyor. Bazı zamanlar bir milyona bile muhtaç olduğumuz durumlar oluyor. Tüm kardeşlerimle okuyoruz. Birimiz bir şey isteyince diğerimiz de istiyor. Hepimiz okuyup, hayatımızı kurtarmak istiyoruz. İş adamlarımızdan, eğitimimizi sürdürebileceğimiz kadar burs istiyoruz. Okuyup ailemin bugüne kadar yaşamadığı rahat hayatı ben yaşatacağım. Tek isteğimiz bize yardım edilmesi.”
ANNE: “KIZIMIZI OKUTMAK İSTİYORUZ”
Çocuklarının çok zorluk yaşadığını söyleyen anne Şadiye Kaygusuz ise, çocuklarının tüm isteklerini karşılayamadıklarını belirtti. Anne Kaygusuz, “Oturduğumuz ev kira. Çoğu eşyaları, ev sahibi, hayrına bize bıraktı. Eşim çalışmıyor. Çocuklarım para isteyince veremiyorum. Altı çocuğum var, dördü okuyor. Bir kızımızı okutmadık. Ama bu kızımızı okutmak istiyoruz” dedi.
YENER: “OKUMAM İMKANSIZ GÖRÜNÜYOR”
Başarılı olup da maddi imkanı olmayan bir diğer öğrenci Yakup Yener ise, “Babam 5 ay önce vefat etti. Bize abim, eczanede çalışarak bakıyor. Babam vefat ettikten sonra üzerine maddi imkansızlıklar da eklenince derslerim biraz kötüye gitti. Annemin romatizması, bel ağrısı gibi rahatsızlıkları var.
Onun ilaçlarını alacak gücümüz bile yok. Okumak istiyorum; fakat o da imkansız görünüyor. Böyle giderse okulu bırakıp eve ekmek getirmenin derdine düşeceğim. Zengin iş adamlarımızdan yardım talep ediyoruz” dedi.
Hepsinin dileği, zengin bir iş adamının gelip ellerinden tutması. Yardımda bulunacak iş adamlarının yüzlerini kara çıkarmayacak kadar iddialı ve başarılı olan bu gençler; istesek de istemezsek de geleceğin vazgeçilmez temsilcileri olacak. Geleceğini parlak görmek isteyen iş adamlarımıza gazetemizden duyuruyoruz. Geleceğe bir el de siz uzatın.
